AFGANİSTAN: ORYANTALİZM’DEN İSLAM KORKUSU’NA

Sivil zayiata infial Batılı güç ve kuruluşların küresel düzeyde oluşturdukları algı Afganistan’da yeni bir aşmaya girdi. Bu da Taliban üzerinden oryantalist bakış açısının İslam korkusuna (İslamafobia) dönüşmüş olmasıdır. 20 sene süren Afganistan işgali sırasında oryantalizmin nasıl bir imaj üretimini yaptığını anlamak için “işgal ve sivil katiam” merkezli olaylara […]

Taliban üzerine

Yakın tarihte kısa bir gezinti Taliban’ın Afganistan’da denetimi sağlayarak Kabil’e girmesiyle Afganistan ve Taliban bir kere daha gündeme gelmiş oldu. İslam dünyasını ve genel olarak küresel siyaseti yakından ilgilendiren Afganistan-Taliban konusunu daha geniş bir çerçevede ele almıştım (Bkz. Ali Bulaç, Ortadoğu’dan İttihad-ı İslam’a, İnkılâp y., İstanbul-2014, I, 130-182 […]

Hüseyin’in hikayesi!

Muaviye, Hz. Ali’ye başkaldırıp da inisiyatifi tamamen ele geçirdikten sonra, bir sorunla karşı karşıya bulunuyordu: İlga ettiği hilafetin yerine ikame ettiği saltanatı nasıl Beni Ümeyye hanedanının mülkü haline getirecekti? Etrafında “duhatu’l Arab (Arap dahileri)” adı verilen “hayli zeki” danışmanları vardı. (BKz. Mücahit Yüksel, Duhatu’l Arab (Arap dahileri) ve […]

Fenafillah

Üç umde açısından tasavvufun kritiği 1. Tevhid b. Fenafillah Fenafillah, kısaca insanın Allah’ta fena bulması olup bunun da güvenilir yolu kişinin ölmeden önce kendi iradesini kullanıp ölmesidir. Sufiler bunun “ölmeden önce ölmek” olduğunu söylüyorlarsa da, “ittihad/ittisal” kavramlarını anlatırken göstermeye çalıştığımız gibi gerçekte fenafillah ölümden öte bir şey olup […]

Üç umde açısından tasavvufun kritiği

1. Tevhid Genel olarak tasavvuf doktrinleri ve özel olarak Vahdet-i vücud hakkında doğru, adil ve yol gösterici bir yargıya varmak için elimizde güvenilir kriterlerin olması lazım. Bir sufi doktrini diğer sufi doktrinle veya genel tasavvuf olgusunu fıkıh, kelam veya başka bir disiplinin temel varsayımlarıyla kritik etmek mümkün, lakin […]