Kategori: Misafir Kalemler

MEDİNE SÖZLEŞMESİ VE BENİ KURAYZA UYGULAMASI

Süleyman Akdemir 9.9.2020- akevler.org وَأَنْزَلَ الَّذِينَ ظَاهَرُوهُمْ مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ صَيَاصِيهِمْ وَقَذَفَ فِي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ فَرِيقًا تَقْتُلُونَ وَتَأْسِرُونَ فَرِيقًا (26) وَأَوْرَثَكُمْ أَرْضَهُمْ وَدِيَارَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ وَأَرْضًا لَمْ تَطَئُوهَا وَكَانَ اللَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرًا (27) Bu yazı ile Ali Bulaç tarafından Medine Sözleşmesi isimli eserinde bahsedilen Beni Kurayza olayına dayalı ileri sürülen savlara […]

İDEOLOJİK SAPLANTI: SAĞ-SOL – Kaynak: Yeniçağ Gazetesi

26 Ağustos 2020 Kemal Kılıçdaroğlu, dikkatle takip ediyorum, ısrarla sol-sağ ayırımına girmiyor. Bir programda Armağan Çağlayan daha önce sorulan bir soruyu soruyor: “CHP’nin sağa kaydığı eleştirine katılıyor musunuz?” Kılıçdaroğlu‘nun cevabı: “Hayır. Sağ sol kavramları 18. yüzyıla ait. 18. yüzyılın kavramlarıyla 21. yüzyılın sorunları çözülmez. Yeni şeyler inşa edemiyorsanız, beklenen başarıyı topluma veremezsiniz. Demokratik […]

Dr. Altay Ünaltay: Bu bir salgındır, her salgın gibi bu da geçecektir…

İslam Özkan Dr. Altay Ünaltay’la konuştu: Bu bir salgındır, her salgın gibi bu da geçecektir “Eğer bu salgın durmaz ve yazın devam ederse beni bir hekim ve tıp tarihçisi olarak çok şaşırtır doğrusu…” http://www.ekrangazetesi.com/haber/19144/islam-ozkan-dr-altay-unaltayla-konustu-bu-bir-salgindir-her-salgin-gibi-bu-da-gececektir.html Her ne kadar Covid-19 virüsü ABD’ye ve AB’ye sıçrayarak ‘virüsü ürettiği’ iddia edilen ülkeleri […]

Yükselen Milliyetçilik ve Aşınan Kimlikler

Zannedersem 1960’larda işçiler arasında bir araştırma yapılmıştı. Araştırmayı yapanlar sol tandanslı akademisyenlerdi. Ucu açık bir soru soruyorlardı: “Aşağıda saydıklarımızdan hangisi ile kendinizi tanımlarsınız? İşçi, Memleketli, Türk, Müslüman.” Deneklerin yaklaşık %90’ı kendini “Müslüman” olarak tanımlıyordu. Sonra memleketli, Türk ve işçi olduğunu beyan ediyordu. Çalışmanın sonucunda şu çıkarıma varılmıştı: “Türkiye’deki […]

Bize anlama yeteneğini kazandıran yazar; Ali Bulaç

  80’li yılların Hakkari’si. Küçücük bir şehir. Küçük diyorum ama, bana göre büyük bir şehir. İçinde şekerleme, bisküvi, lokum, top, ayakkabı ve elbise satılan dükkanların olduğu, lokanta denilen yerlerin bulunduğu başka bir yer görmemişim ki. Belki bir kez, daha çok küçükken, babamla beraber, bizim “Kon/Kone” dediğimiz kıl çadırını almaya gittiğimiz Yüksekova’yı da […]