Author Archives

Ali Bulaç

Ahlaki krizimizin sebepleri (7) – Filozofların ahlakı

Kamusal ahlak üretiminde uğradığımız başarısızlıkta Müslüman filozofların payı nedir? Bir açıdan bakıldığında çok, bir açıdan bakıldığında kelam ve tasavvuftan daha az sayılabilir.  “Çok”tur zira İslami kaynaklardan hareketle yol gösterici bir ahlak kuramı geliştirecek entelektüel formsyona sahip iken, Yunan felsefesinin geniş kapsamlı şerhini yapmaktan öteye geçmediler. Etkileri kelam ve […]

Ahlaki krizimizin sebepleri (Abbasi ilahiyatı: Mutezile’nin yanılgısı ve günahları)

Abbasilere geldiğimizde ahlaki yozlaşma Halku’l Kur’an ve hüsn-kubh konuları etrafında cereyan etti. Kamusal ahlak ve Kur’an ahlakının neden toplumsal hayatiyet bulmadığı sorusunun cevabını aradığımızdan Kelam disiplini çerçevesinde Abbasiler’deki tartışma ve bunun kültüre yansımalarının üzerinde yoğunlaştığı iki konu (Halk-ı Kur’an ve İyilik-kötülük)  üzerinde duracağız: a) Kur’an ezeli mi, yaratılmış […]

Ahlaki krizimizin sebepleri (6)

Kelam’ın payı-1 “Tarihte Müslümanlar niçin kamusal ahlak üretemediler ve bugün niçin üretemiyorlar” sorusunun cevabını ararken, Kelam menziline uğramadan öbür menzillere geçemeyiz. Kelam bahsinde iki noktanın altını çizmek gerekir: İlki Kelam, İslami inançların akli temelde açıklanması, diğer din ve kültürlere karşı savunulması işlevini gören bir disiplin olduğundan zorunlu olarak […]

Ahlaki krizimizin sebepleri (5)

Hadis sepetindeki çürük elmalar Kamusal ve toplumsal ahlak üretememizin sebeplerini araştırırken, Kur’an-ı Kerim’den sonra varlık, hayat ve insan anlayışımızın teşekkülünde ikinci derecede rol oynayan hadislere de bakmak gerekir. Hadisler “sıhah ve müsnedler” adı altında çeşitli mecmualarda toplanmışlardır. Hadis mecmualarını bir elma sepetine benzetmek mümkün. Sepetin içinde sağlam ve […]

Ahlaki krizimizin sebepleri (4)

Tarihi miras Hz. Ali’nin “takva” ile ifade ettiği “ahlak ve hukuk” mücadelesinin temelinde yatan hassasiyet şuydu: İdari ve toplumsal hayatta karar alıcı mekanizma ve süreçler ilahi değerlere dayanmalıydı. Reel politiği esas alsaydı Muaviye’den ve Amr bin As’tan çok daha zeka ürünü taktikler geliştirebilirdi, başarmak için bunca zahmete ve […]