Author Archives

Ali Bulaç

Mülk Allah’ın, yeryüzü canlıların yuvasıdır -1 –

A.Mülteci-muhacir: Değeri ve hakları Dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi Türkiye’de de “mülteci” sorunu yaşanmaktadır. Sorunu çeşitli seviyelerde ele almak mümkün. Mücbir sebeplerle yaşadıkları yerden başka yere göç etmek zorunda kalanlara doğru bir isim koymak lazım. Piyasada tedavül halinde mülteci, sığınmacı, misafir, muhacir, göçmen vb. kelimeler içinden herkes olaya […]

Özgürlük ayetleri neshedildi mi?

Dinden çıkan mürted eğer meşru kamu otoritesine karşı silahlı ayaklanmaya kalkışmıyorsa, ona Kur’an, Sünnet ve sahabe tatbikatına atıfta bulunarak herhangi bir ceza terettüp etmediğini gördük. Ancak geleneksel fıkıh kitaplarında yer alan içtihatlar ve fetvalar, salt itikadi irtidata da ölüm ve hapis cezaları takdir etmektedirler; bu fetvaları tekrar eden […]

Laik yönetimlerin mürtedleri

Geleneksel toplumlarda dininden irtidat eden kişi veya kişiler, ya ana toplumdan kopmuş veya düşmanla işbirliğine girişerek saf değiştirmişlerdir. Zira aile, cemaat ve kabile (grup asabiyeti)nin söz konusu toplumda başka türlü olamazdı. Hz. Peygamber (s.a.) ve hemen sonrasında Hz. Ebu Bekir dönemi neredeyse tümü müşriklerle savaş içinde geçtiğinden, dininden […]

Ölüm cezasından yana olmayanlar

20. yüzyılın başlarına gelindiğinde İslam dünyasının iki merkezi Hidistan ve Mısırda yaşayan iki düşünür, Şırak Ali ve M. Reşid Rıza’nın mürted meselesine hiç de “hükmünün değiştirilmesi kimsenin kudret elinde olmayan şer’i bir hüküm” olarak bakmadıklarını görüyoruz. Şırak Ali mürtede verilen cezanın siyasi mahiyette olduğunu savunurken Kur’an ayetlerinin maddi […]

Ölüm cezasından yana olanlar

Mürtede ölüm cezası verilmesi gerektiğini savunanların kendilerine göre bir takım gerekçeler öne sürmektedirler. Neredeyse tamamının gerekçeleri birbirine yakın olduğundan, biz belli başlı birkaç fakih veya kişiden örnek vermekle yetineceğiz: Serahsi (483/1090), mürtede ölüm cezasının takdir edilme gerekçesini şöyle açıklar:“İnkâr suçların en büyüğüdür. Ancak bu kul ile rabbi arasındadır. […]